Top

Kendi aracımız ile çıktığımız 11 ülkelik seyahatimizden deneyimsel tavsiyeler…
Bu uzun yolculuğu uzun zamandır planlıyorduk ki 2019 Ağustos’unda artık hayata geçirme kararı aldık… Aracımızın bakımını ve tüm kontrolleri yaptırdıktan sonra ülkeler arası gezimize hazırdık.
İlk durağımız Yunanistan…

Kapıkule’den çıkıp Dedeağaç’ta bir yemek molası verdikten sonra gece yarısı Kavala’ya varmıştık.. Ertesi gün Halkidi’nin nefis plajlarında deniz kum ve yunan müzikleri eşliğinde günü dinlenerek geçirdik… Buradan sonraki durağımız Selanik’ti. Şehri doya doya gezdikten sonra rotamızı Makedonya’ya Ohrid Gölü’ne çevirdik..

İkinci durağımız Makedonya….

Ohrid Gölü çevresini gezip yeme kahve ritüelini tamamladıktan sonra kısa bir alışveriş turu yaptık. Ohrid Gölü’nde denize girenler ve mutlu Makedonlar vardı. Görülmeye değer maksimum 1 gece konaklama ideal…

Sonraki durağımız Kotor-Budva ikilisi…

Adriyatik’in incisi Budva’nın en güzel adalarından Sveti Stefan’a uğradık. Burada denize, kuma ve güneşe gerçek anlamıyla doyduk… Budva’ya akşamüstü sularında veda edip Kotor’a doğru yol aldık..

Ahh Kotor, ne güzeldin…

Kotor’un bu kadar güzel olduğunu tahmin etseydik konaklamamızı kesinlikle buraya planlardık. Kotor tarihi taş yapıların içindeki mekanlar, koyu yeşil/siyah deniz görüntüsü, limana park etmiş cruise gemileri ile aklımızı başımızdan aldı. Şehri tepe açısından görüp bir kaç kare fotoğraf aldıktan sonra rotamızı şirin kasaba Perast’a çevirdik. Konaklama Perast’ta…

Tatlı kasaba Perast…

Burası tam huzur bulacağınız hatta belki balayı rotası olarak düşünebileceğiniz aşırı güzel bir kasaba. Oteller hep taş yapı ve 3-5 odalı butik. Fiyatlar kasabada biraz normal üstü olsa da kalınmaya değer.

Perast’tan sonraki durak Bosna Hersek !

Bosna’ya giderken yol üstünde ünlü türbenin bulunduğu Blagaj bölgesine uğradık. Blagaj’ın serin nehrinin üstündeki mekanlardan birinde lezzetli bir yemek yedik. Uğramaya değdi 🙂

Turist akınına uğrayan Mostar köprüsünü de gezdikten sonra günü Bosna’da temiz bir otelde konaklayarak tamamladık. Ertesi gün rotamız Hırvatistan-Dubrovnik olacaktı.

Vee Hırvatistan/Dubrovnik – Bir ‘Game of Thrones’ şehri!

Hırvatistan’ın gözbebeği bu şehir hem kendi cazibesinden hem de Game of Thrones dizisinin etkisinden olsa gerek neredeyse yılın tüm ayları bir hayli kalabalık… Biz de küçücük şehri hızlıca gezip bir kahve molası verdikten sonra rotamızı Rovinj’e çevirdik.

Rovinj Rovinj…

Sıcacık ve huzurlu tam bir Adriyatik kasabası Rovinj… Sahilde yürürken deniz ve yosun kokusu başınızı döndürebilir…

Sınır kapılarında dolaştığımız için bir sonraki durağımızda artık Slovenya sınırlarına girmiş oluyoruz.

Slovenya’nın küçük İtalyan’ı Piran… Evet bu kasabada her yer her şey buram buram İtalya…
Slovenya’nın Piran gibi Adriyatik’e uzanan diğer 2 bölgesi Koper ve İzola… İkisi de oldukça keyifli..

Slovenya Piran’dan sonraki durağımız da İtalya’nın sınır şehirlerinden Trieste…
Roadtrip maceramızda buraya gelmek için nedenlerimiz çok netti… Pizza ve kahve 🙂

Evet Trieste’de uzun ve güzel bir mola verdikten sonra rotayı sınırdan tekrar Slovenya’ya çevirip başkent Ljubjana’ya yöneldik.
Burası Avrupa’nın en yeşil 3. şehri olarak geçiyor; tarih ve kültür dolu mis gibi bir yer…Konaklamamız bu şehirde, ertesi gün rotamız Bled Gölü..

Bled Gölü…
İster kürekli sandallara binip gölü gezi isterseniz göl kenarında yürüyüş yapın farketmez… İkisinin de keyfi paha biçilemez. Burasıyla ilgili olmazsa olmaz tek bir şey var Bled’in ünlü kremalı keki ‘Kremsnita’ yemeden dönmeyin 🙂

Ülkeden ülkeye geçişlerimiz devam ediyordu… Bled’ten sonra rotamızı Avusturya’nın sınır ve yakın bölgesi Villach’a çevirdik.. Villach küçük, sevimli bir öğrenci şehri…. Şehrin içinde sürekli aktivite ve eğlence var. Biz de birine dahil olup rotayı konaklamaya yapacağımız bölgeye çevirdik…

Eee artık Alp eteklerindeydik, konaklamamız da bir dağ otelinde olacaktı haliyle 🙂
Avusturya Alplerini pek severiz. Bundan 5 yıl önce yine bu bölgelere gelmiştik ancak o zaman Almanya sınırlarına yakındık… Bu defa Klagenfurt’a yakın bir yerde konaklayacaktık. Klagenfurt’ta kısa bir şehir ve yemek turunun ardından Alp eteklerindeki Heidi otelimizde konakladık. Burası tatilin en huzurlu anı idi diyebiliriz 🙂

Ertesi gün Avusturya’nın bir diğer şehri Graz’a doğru yol aldık… Şehri kısaca turladıktan sonra bir Slovenya sınırından Maribor’a geçiyoruz..

Slovenya Maribor…
Slovenya maceramızın son ayağı da Maribor’du… Geniş geniş meydanları olan içinden büyük bir kanal geçen tipik bir Sloven şehri…

Günler, ülkeler, şehirler hızla geçmişti, biz de bir hayli yorulmuştuk 🙂 Artık yavaş yavaş Türkiye’ye doğru dönüş yoluna geçmiştik.

Yol üstü son rotamız da Zagreb’ti. Burayı görmeden olmazdı…

Hırvatistan’ın başkenti Zagreb…
Burayı anlat anlat bitmez çünkü şehirde ne ararsanız var… Biz katedralleri ve sembolik yapıları gezdikten sonra kendimizi buranın ünlü ve yerel pazarı Dolac Market’e attık. Taptaze meyve ve kuruyemişlerle arabaya epeyce stok yaptık… Ne de olsa upuzun yollar bizi bekliyordu..

Zagreb sonrası Türkiye yoluna düştük ve yemek molasını Saraybosna’da verdik…

Bir cevapcici köfte yemeden olmazdı. Saraybosna’dan sonra hiç bir yere uğramadan Türkiye’ye giriş yaptık…

Bu roadtrip seyahati uçak yolculuklarından çok farklı benzersiz ve eğlence dolu bir deneyim sundu bize. İyi ki yapmışız. Ömürde bir kez olsun yapılmalı bizce 🙂 Siz de yapın, pişman olmayacaksınız 🙂

error: İçerik Telif Hakları Kapsamında Korunmaktadır.